İsviçre’de tutulan Kürt sığınmacı Ahmet Tabu’nun Türkiye’ye sınır dışı edilme riski devam ediyor. Dayanışma eylemleri, siyasi girişimler ve kamuoyu baskısına rağmen İsviçre makamlarının kararında değişiklik olmadığı belirtilirken, Tabu 30 Haziran için sınır dışı işlemlerinin planlandığını açıkladı.
Zürih Havalimanı Cezaevinde tutulan Ahmet Tabu, İsviçre Göç Sekreterliği’nin (SEM) kendisine gönderdiği son kararda sınır dışı işleminin kesin olduğunu ve itiraz hakkının bulunmadığının bildirildiğini söyledi. Türkiye’ye gönderilmesi halinde geçmişteki yargı süreçleri nedeniyle tutuklanma riskiyle karşı karşıya olduğunu defalarca ilettiğini belirten Tabu, buna rağmen dosyasında herhangi bir değişiklik yapılmadığını ifade etti.
Sınır dışı işlemi için tarih verildi
Tabu, sınır dışı sürecinin fiilen başlatıldığını ve 30 Haziran tarihli uçak biletinin kendisine ulaştırıldığını açıkladı. Verilecek son kararı beklediğini belirten Tabu, Türkiye’ye gönderilmesi halinde özgürlüğü ve güvenliği konusunda ciddi kaygılar taşıdığını dile getirdi.
Dayanışma eylemleri sonuç vermedi
Cezaevi önünde düzenlenen protestolar, parlamentoda yapılan girişimler ve milletvekillerinin çağrılarına rağmen İsviçre makamlarının tutumunda değişiklik yaşanmadığını söyleyen Tabu, yetkililerin dosyayı yeniden inceleme yönündeki açıklamalarının da somut bir sonuca dönüşmediğini aktardı.
“Entegrasyon gerekçesi ikna edici değil”
Sınır dışı kararının gerekçelerinden birinin “entegrasyon koşullarının yerine getirilmemesi” olduğunu belirten Tabu, bu değerlendirmeyi kabul etmediğini söyledi. İsviçre’de kısa sürede oturum izni alan kişiler için hangi kriterlerin uygulandığını sorduğunu ancak yanıt alamadığını ifade eden Tabu, iltica başvurusuna ilişkin nihai karar verilmeden dosyasının kapatıldığını öne sürdü.
Tutuklanma riski uyarısı
Türkiye’ye iade edilmesi halinde geçmiş davalar ve son dönemde kamuoyuna yansıyan haberler nedeniyle tutuklanma tehlikesi bulunduğunu vurgulayan Tabu, bu riskleri resmi başvurularla yetkililere bildirmesine rağmen kararın değiştirilmediğini belirtti. İnsan hakları savunucuları ve dayanışma ağları ise sınır dışı kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısını sürdürüyor.



