Mehmet Murat Yıldırım, (BERN), (GA)
İsviçre’de göç, hafıza, kültürel çoğulluk ve birlikte yaşam temaları etrafında düzenlenen Orient Express Film Festivali ve Kültür Haftaları’nın açılışı Bern’de gerçekleştirildi. Festivalin açılış filmi ise Kardeş Türküler’in 30 yıllık hikâyesini anlatan belgesel oldu.
İsviçre’de bu yıl altıncısı düzenlenen Orient Express Film Festivali ve Kültür Haftaları (OEFF), Bern’de gerçekleştirilen açılış gecesiyle başladı. 13-24 Mayıs tarihleri arasında Bern, Basel ve Zürih’te düzenlenecek festival; film gösterimleri, söyleşiler, konserler, paneller ve çocuk atölyeleriyle “Birlikte Yaşamak” temasını tartışmaya açıyor. Festivalin direktörlüğünü ise Aydın Sevinç ve Tahmina Taghiyeva yapıyor.
Festivalin açılışı Bern’deki CineMovie salonunda yapıldı. Açılış gecesinde, Kardeş Türküler’in 30 yıllık müzikal ve toplumsal hafızasını konu alan “30 Yıl Kardeş Türkülerle” belgeseli gösterildi. Gösterimin ardından filmin yönetmenlerinden Ayşe Çetinbaş izleyicilerle bir araya geldi.
“Birlikte yaşamak sadece yan yana durmak değil”

Açılış konuşmasını yapan festival direktörlerinden Tahmina Taghiyeva, festivalin yalnızca bir kültür etkinliği değil, aynı zamanda bir karşılaşma alanı yaratmayı amaçladığını söyledi.
Festivalin bu yılki temasının “Birlikte Yaşamak” olduğunu belirten Taghiyeva, bunun yalnızca farklı toplulukların yan yana yaşaması anlamına gelmediğini ifade etti.
“Bizim için birlikte yaşamak; birlikte alanlar yaratmak, birbirimizi dinlemek, birbirimizden öğrenmek ve farklı perspektifleri görünür kılmak anlamına geliyor” dedi.
İsviçre’nin farklı dillere, hikâyelere ve topluluklara sahip çok katmanlı bir ülke olduğunu söyleyen Taghiyeva, festivalin de tam olarak bu çeşitlilik fikrinden doğduğunu belirtti.
Nar metaforu: “Farklılıklar birlikte güçleniyor”
Festivalin bu yılki simgesinin nar olduğunu söyleyen Taghiyeva, bu metaforun festivalin yaklaşımını anlattığını ifade etti.
“Nasıl ki bir nar, bir araya gelerek tek bir meyveyi oluşturan birçok çekirdekten oluşuyorsa, toplumsal birlikte yaşam da çeşitlilikten oluşur: renkli, farklı ve ancak birlikte güçlü” diye konuştu.
Narın; dayanışmayı, çeşitliliği ve farklı geçmişlere rağmen birlikte kalabilme ihtimalini simgelediğini söyleyen Taghiyeva, OEFF’nin 2020’den bu yana farklı topluluklardan insanları bir araya getirdiğini belirtti.
Festival kapsamında ana akım dışında kalan toplumsal meseleleri gündeme taşıyan filmlere yer verdiklerini söyleyen Taghiyeva, sinemayı yalnızca bir sanat biçimi değil; karşılaşma, düşünme ve diyalog alanı olarak gördüklerini ifade etti.
“Kardeş Türküler” ile açılış

Açılış gecesinin filmi olan “30 Yıl Kardeş Türkülerle” belgeselinin festival temasına güçlü biçimde karşılık verdiğini belirten Taghiyeva, filmin müzik aracılığıyla kültürler arasında köprü kurduğunu söyledi.
Film, Kardeş Türküler’in otuz yılı aşan yolculuğu üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, toplumsal hafızasına ve çokkültürlü yaşam deneyimlerine odaklanıyor.
Gösterim sonrası gerçekleştirilen söyleşiye filmin yönetmenlerinden Ayşe Çetinbaş katıldı. Söyleşiyi ise Kürt kadın hareketinden sosyal antropolog ve aktivist Jaren Kerwustash yönetti.
“Bu film aynı zamanda bizim son on yılımızın hikâyesi”
Gösterim sonrası konuşan Ayşe Çetinbaş, filmin yapım sürecinin oldukça uzun ve zorlu geçtiğini anlattı.
Filmin aslında 2013 yılında yönetmen Çayan Demirel ile birlikte çekilmeye başlandığını belirten Çetinbaş, Demirel’in özellikle Kürt tarihi üzerine çalışan önemli bir sinemacı olduğunu söyledi.
“Çayan Dersimli Kürt bir sinemacı. İlk filmi Dersim 1938 Katliamı hakkındaydı. Daha sonra birlikte askeri darbe ve Diyarbakır Cezaevi üzerine çalışmalar yaptık. Ardından Dr. Şivan ve Bakur filmi geldi. Bakur, Çayan’ın yönetmen olarak çektiği son filmdir” dedi.
Çetinbaş, Mart 2015’te Çayan Demirel’in kalp rahatsızlığı geçirdiğini ve o tarihten sonra yaşamını engelli olarak sürdürmek zorunda kaldığını anlattı.
“Bakur’u tamamladıktan yalnızca bir gün sonra Çayan kalp durması geçirdi. Sonrasında çalışmaya ara vermek zorunda kaldık ve filme uzun süre devam edemedik” diye konuştu.

“Filmi tamamlamamak büyük eksiklik olurdu”
Çetinbaş, ellerinde yıllar boyunca birikmiş çok fazla görüntü bulunduğunu ve Kardeş Türküler’in 20 yılı üzerine hazırlanmış kaba bir kurgunun bile mevcut olduğunu söyledi.
“Bu filmi tamamlamamak gerçekten çok üzücü olurdu” dedi.
Bir süre projeye devam edemediğini ifade eden Çetinbaş, arkadaşlarının desteğiyle yeniden çalışmaya başladıklarını anlattı.
“Aslında filmi Kardeş Türküler’in 25. yılına yetiştirmek istiyorduk ama bunu da başaramadık. Türkiye’de hayatın kendisi sürekli başka şeyleri araya sokuyordu. Bazen vazgeçtik, sonra yeniden devam ettik” ifadelerini kullandı.
Son yıllardaki çekimlerin büyük bölümünü kendisinin yaptığını belirten Çetinbaş, zamanla yönetmenliği de devralmak zorunda kaldığını söyledi.
“Son on yıldır filme kimi zaman yoğun, kimi zaman daha az yoğun şekilde çalışmayı sürdürdüm. Ve on yıllık bir gecikmenin ardından filmi geçen yıl nihayet tamamlayabildik” dedi.
Filmin yalnızca Kardeş Türküler’in hikâyesini anlatmadığını vurgulayan Çetinbaş, “Sadece Kardeş Türküler’in 30 yılı değil, bizim son on yılımız da bu hikâyenin bir parçası” diye konuştu.
Festival programından öne çıkanlar

Festival kapsamında Bern, Zürih ve Basel’de çok sayıda film gösterimi, panel, konser ve kültürel etkinlik düzenlenecek.
Programda savaş, göç, sürgün, kadın özgürlüğü, hafıza ve birlikte yaşam temalarını işleyen yapımlar öne çıkıyor.
Festival kapsamında gösterilecek filmler arasında Mahdi Fleifel’in Filistinli mültecilerin hikâyesini anlatan “To a Land Unknown” filmi ile Roxana Samadi’nin İran diasporasını konu alan “Freiheit im Herzen” adlı yapımı da yer alıyor.
Özcan Alper’in “Erken Kış” filmi de festival programındaki dikkat çeken yapımlar arasında bulunuyor.
Festival kapsamında ayrıca yönetmen söyleşileri, tartışma oturumları, çocuk atölyeleri ve kültürel buluşmalar gerçekleştirilecek. 16 Mayıs’ta yapılacak “Elektro Hafıza” konseri de programın öne çıkan etkinlikleri arasında yer alıyor.
Festival takvimi ise şöyle:
- Bern: 13–17 Mayıs
- Zürih: 14–17 Mayıs
- Basel: 16–24 Mayıs
Festivalin ayrıntılı programı ve etkinlik bilgilerine OEFF’nin resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.



