Mehmet Murat Yıldırım, İSVİÇRE, (Bern), (GA)
İsviçre’nin başkenti Bern’de, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) savunduğu kemer sıkma politikalarına karşı protestolar devam ediyor. Federal Parlamento binasının bulunduğu Bundesplatz’da düzenlenen eylemde, sosyal harcamalarda planlanan kesintiler ve hızla artan yaşam maliyetleri protesto edildi. Gösteride, bütçe politikalarının emekçiler, yoksullar, göçmenler ve mülteciler üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.
Protesto PangeaKolektif, KaputtGespart, İsviçre Komünist Gençliği, Jeunes POP, İsviçre Barış Hareketi (SFB), İsviçre Komünist Partisi (SKP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) İsviçre Temsilciliği tarafından organize edildi. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) İsviçre örgütü de eyleme destek veren yapılar arasında yer aldı.
Özdemir: “Kemer sıkma politikaları halkı yoksullaştırıyor”

Eylemde PangeaKolektif adına konuşan Tuncay Özdemir, kemer sıkma politikalarının kaçınılmaz bir ekonomik zorunluluk gibi sunulduğunu ancak bunun gerçekte siyasi bir tercih olduğunu söyledi. Özdemir konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada bir gerçeği tekrar hatırlatmak için toplandık: Kemer sıkma politikaları bir kader değildir. Bu politikalar bir tercihtir. Ve bu tercih her zaman aynı yönde yapılır; zenginler korunur, halk yoksullaştırılır.”
“Silahlanmaya kaynak var, halka yok”
İsviçre’de bütçe tartışmalarının giderek yoğunlaştığını belirten Özdemir, sosyal yardımlar, eğitim, sağlık hizmetleri ve konut desteklerinde kesintilerin gündeme getirildiğini ifade etti. Buna karşılık askeri harcamaların büyüdüğünü söyleyen Özdemir, bunun tesadüfi olmadığını vurguladı.
“Sosyal yardımlardan tasarruf edilmesi gerektiği söyleniyor ama aynı anda askeri bütçeler büyüyor, silahlanmaya daha fazla kaynak ayrılıyor. Avrupa genelinde militarizasyon hızlanıyor. Bu durum bize şu soruyu sorduruyor: Savaşa para var ama halka yok mu?”
Konuşmasında dünya genelinde artan çatışmalara da değinen Özdemir, özellikle Ortadoğu’daki savaşların derinleştiğini, Gazze’de yıkımın sürdüğünü ve farklı bölgelerde askeri gerilimlerin arttığını belirtti. Özdemir, savaşların kazananının silah şirketleri olduğunu, bedelini ise halkların ödediğini ifade etti.
“Göçmenler krizin nedeni değil”
Artan yaşam maliyetlerine de dikkat çeken Özdemir, İsviçre’de kiraların yükseldiğini, sağlık sigortası primlerinin her yıl arttığını ve çalışan yoksulların sayısının giderek büyüdüğünü söyledi.
“Göçmenler ve mülteciler bu krizin en kırılgan kesimleri arasında yer alıyor. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir: Bu yoksulluğun nedeni göçmenler değildir. Göçmenler bu sistemin kurbanlarıdır.”
Kapitalist sistemin göçmenleri ucuz işgücü olarak kullandığını ve aynı zamanda yerli işçilere karşı bir tehdit gibi gösterdiğini belirten Özdemir, bunun emekçileri bölmeye yönelik bir politika olduğunu dile getirdi.
“Gerçek şu ki biz birbirimizin rakibi değiliz. Biz aynı sınıfın insanlarıyız. Aynı sistem tarafından yoksullaştırılan insanlarız. Göçmen işçilerle yerli işçilerin çıkarları ortaktır.”
“Borç freni” eleştirisi
Protestoda İsviçre’de bütçe politikalarının temel unsurlarından biri olan “borç freni” uygulaması da eleştirildi. Aktivistler, bu uygulamanın devlet harcamalarını sınırladığını ve özellikle sosyal alanlarda kesintilere yol açtığını belirtti.
Konuşmalarda, bütçe disiplininin çoğu zaman sosyal yardımlar, eğitim ve kamusal hizmetler üzerinden sağlandığı, buna karşın askeri ve güvenlik harcamalarının büyümeye devam ettiği dile getirildi.
Ortak mücadele çağrısı
Eylemde yapılan konuşmalarda kemer sıkma politikalarına, savaş politikalarına ve ırkçılığa karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı. Göçmenler ile yerli emekçilerin dayanışmasının önemine dikkat çekilerek, sosyal hakların ancak kolektif mücadeleyle savunulabileceği ifade edildi.
Protesto, sosyal harcamaların artırılması, kemer sıkma politikalarının geri çekilmesi ve kamu kaynaklarının toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması çağrısıyla sona erdi.



