Beritan Aslan’ın Haberi
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty’nin İtalya’da hukukun üstünlüğünün gerilediğine dair uyarıları, mültecilerin kabul merkezlerinde dil eğitimi ve temel destek hizmetlerinin fiilen ortadan kalktığı yönündeki iddialarla örtüşüyor. Resmî kaynaklar sessizliğini korurken, sahadan gelen tanıklıklar durumun giderek ağırlaştığını gösteriyor.
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Roma Tre Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada İtalya’da hukukun üstünlüğünde yaşanan gerilemeye dikkat çekerek, özellikle göçmen ve mültecilerin haklarının sistematik biçimde zayıflatıldığını vurguladı. Aynı dönemde sosyal medya, bağımsız platformlar ve göçmenlerin doğrudan tanıklıkları, kabul merkezlerinde İtalyanca dil eğitiminin neredeyse tamamen kaldırıldığını ortaya koyuyor.
Avrupa Konseyi, son raporlarında İtalya’yı göçmen haklarında yaşanan gerileme nedeniyle eleştirirken, Meloni hükümeti döneminde göçmenlere yönelik hizmetlerin daraltıldığı yönündeki iddialar artıyor. Özellikle CAS (Centri di Accoglienza Straordinaria – Olağanüstü Kabul Merkezleri) olarak adlandırılan merkezlerde, daha önce sunulan birçok temel hizmetin ya azaltıldığı ya da tamamen kaldırıldığı ifade ediliyor.

İtalya ile ilgili Reddit başlıklarında ve bağımsız tartışma platformlarında kullanıcılar, kabul merkezlerinde artık İtalyanca eğitimi verilmediğini, bu alana ayrılan fonların iptal edildiğini ya da ciddi biçimde azaltıldığını tartışıyor. Sosyal medya paylaşımları ve sahadan gelen yorumlar da bu iddiaları destekler nitelikte. Göçmenlerin büyük bölümü, dil öğrenme imkanlarının ortadan kalktığını ve bunun “maliyet tasarrufu” gerekçesiyle yapıldığını belirtiyor.
Resmî İtalyan haber ajanslarında (ANSA, La Repubblica gibi) “dil eğitimi kesildi” başlığıyla doğrudan bir haber yer almasa da, bağımsız İtalyan kaynaklar ve sivil toplum aktörleri, eğitimin fiilen sona erdiğini veya sembolik hale geldiğini öne sürüyor.
Bu durum yalnızca dil eğitimiyle sınırlı değil. Aynı şekilde psikolojik destek ve hukuki yardım hizmetlerinin de büyük ölçüde kaldırıldığı, bazı merkezlerde tamamen ortadan kalktığı ifade ediliyor. Göçmenler, hakları olmasına rağmen tercüman desteği verilmediğini; ancak bu haklarını bildiklerini söyleyip şikayet edeceklerini belirttiklerinde destek sağlandığını aktarıyor. Bu da sistemin, haklarını bilmeyenleri dışlayan bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.
Uzmanlara göre bu tablo, Giorgia Meloni hükümeti tarafından desteklenen ve göçmenlere yönelik hizmetleri azaltan kararname ve düzenlemelerin doğrudan sonucu. Devlet, dil kursları, hukuki danışmanlık ve psikolojik destek gibi hizmetleri kaldırarak önemli ölçüde maliyet tasarrufu sağlıyor.
Öte yandan CAS sistemi kapsamında, kabul merkezleri kooperatif ve derneklere ihale yoluyla devrediliyor. Bu merkezlerde kalan sığınmacılar, başvurularının değerlendirilmesini yıllarca beklemek zorunda kalıyor. Resmî prosedürler dört yıla kadar sürebilirken, reddedilen başvuruların temyize taşınmasıyla bu süreç 7 ila 10 yıla kadar uzayabiliyor. Bu uzun bekleyiş, eğitimden, entegrasyondan ve temel destekten yoksun bırakılan göçmenleri adeta görünmez bir hayata mahkûm ediyor.



