Tartışılması gereken Meclis açılışından cımbızlanan fotoğraflar değil, bu tartışmanın sonunda ortaya çıkan asıl fotoğraftır.
Bir fotoğraf karesi üzerinden günlerdir kişiler, mimikler, gülüşler ve bakışlar tartışılıyor.
Oysa bu tartışmaların arkasında, asıl olarak “mücadele” ve “müzakere”yi anlama biçimlerimiz yatıyor.
Bu fotoğraf üç farklı tutumu görünür kılmıştır.

Birinci tutum: Sosyal şovenler
Her zamanki sosyal-şovenler, ırkçılar, yeminli Öcalan ve PKK düşmanları, dar Kürt milliyetçileri ve sol tandanslı “ordusuz general” Kemalist-Stalinist çevreler…
Bu kesimlerin ortak derdi bellidir: DEM Partisi’ni ve mücadele birliğini itibarsızlaştırmak.
Fotoğraf onlar için bir fırsattır, gerçeklik umurlarında değildir. Kararlıca karşı mücadele edilmesi gereken kesim bu kesimdir.
İkinci tutum: Utangaç demokratlar
Niyeti kötü olmasa da özgürlük ve demokrasi mücadelesine katkı sunmak, geliştirmek gibi hedefi olmasına karşın, DEM’in içinde bulunduğu zor koşulları kavramayan; Öcalan’ın silahsız mücadele araçlarını öne çıkaran stratejik yaklaşımını yeterince göremeyen, önemsemeyen kesimdir.
Toplumu çürüten, on yıllara yayılan, on binlerce cana mal olmuş bir savaşı; sanki küçük bir mahalle kavgasıymış gibi ele alan bir yüzeysellik söz konusudur.
Ne yazık ki bu kesim, bugün Özgür Özel’in temsil ettiği sosyal demokrat çizginin dahi gerisinde bir konumda durmaktadır.
Üçüncü tutum: Sorumlu ittifaklar
Sürecin hem ağırlığını hem tehlikelerini kavrayan; mücadele ile müzakerenin birbirini dışlamadığını bilen; spekülasyon, manipülasyon ve tahribat girişimlerini doğru okuyan tutumdur.
Tartışmaya saplanmak yerine, tam da bu günlerde Özgür Kadın Hareketi’nin “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” şiarıyla Diyarbakır’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüşe; Rojava üzerindeki oyunlara, CHP üzerindeki baskılara odaklanan ve bu doğrultuda elinden geleni yapan tutumdur.
Güçlendirilmesi gereken tutum işte budur.
Ve o fotoğraf karesine dair son söz:
Biz yoldaşlarımıza güveniyoruz.
Bu kare üzerinden yapılan spekülasyonlar maksatlıdır, kimseye bir şey kazandırmaz.
Parlamentodaki yoldaşlarımız da her türlü algı operasyonuna karşı daha dikkatli olmalıdır.
Bunun dışında kurulacak bir cümle bile fazladır.
Sonuç olarak;
Tartışılması gereken Meclis açılışından cımbızlanan fotoğraflar değil, bu tartışmanın sonunda ortaya çıkan asıl fotoğraftır.
Ve o fotoğrafta, kimin nerede durduğu artık daha belirgin hale gelmiştir.



