fbpx

Trump’tan kız kardeşleri hakkında tuhaf açıklama: “İkisine de hiç ilgi duymadım, evlenme teklif etmedim”

Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump, Florida’da düzenlenen seçim mitinginde Demokrat Kongre Üyesi Ilhan Omar’ı hedef alırken kendi kız kardeşleri hakkında dikkat çekici ifadeler kullandı. “Kız kardeşimle evlenmedim” diyen Trump, iki kız kardeşine de romantik ilgi duymadığını söyledi. Açıklama, Omar hakkında yıllardır dolaşan ve doğrulanmamış bir suçlamayı yeniden gündeme getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ekim Cuma günü Florida eyaletinin Daytona Beach kentinde düzenlenen Cumhuriyetçi Parti seçim mitinginde, Somali kökenli Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Ilhan Omar’a yönelik kişisel saldırılarını sürdürdü.

3 Kasım’daki Kongre ara seçimleri öncesinde Ocean Center’da konuşan Trump, Omar’ın geçmişte kardeşiyle evlendiği yönündeki suçlamaları yeniden dile getirdi.

Trump, Omar’ın bu konudaki sorulara verdiği yanıtı eleştirdikten sonra kendi aile ilişkilerine ilişkin alışılmadık bir karşılaştırma yaptı.

“Bana da siyasi kariyerimin başlarında kız kardeşimle evlenip evlenmediğimi sordular. Ne dedim biliyor musunuz? Hayır. Yemin ederim, kız kardeşimle evlenmedim.”

Trump, ardından kız kardeşlerinden söz ederek şöyle devam etti:

“İki harika kız kardeşim vardı. Şimdi biri hayatta, Elizabeth. O harika biri. Ama ikisine de hiç evlenme teklif etmedim.”

Konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Güzeller ama ikisine de hiçbir zaman özel bir çekim hissetmedim. Bu benim tarzım değil.”

Trump’ın sözleri mitingde gülüşmelere yol açarken konuşmanın video kesiti sosyal medyada da yayıldı.

Ilhan Omar’a yönelik eski suçlamayı tekrarladı

Trump’ın kız kardeşleri hakkında yaptığı açıklama, Ilhan Omar’ın geçmişte kardeşiyle evlendiği yönündeki iddiayı gündeme getirdiği sırada geldi.

ABD Başkanı, Omar’ın gerçek adının kamuoyunda kullandığı isimden farklı olduğunu ileri sürerek Kongre üyeliğinden istifa etmesini istedi.

Omar hakkındaki suçlama ilk kez 2016 yılında sosyal medyada ortaya atılmış, daha sonra sağcı yayın organları ve Cumhuriyetçi siyasetçiler tarafından tekrar edilmişti.

Ancak yapılan gazetecilik araştırmaları, Omar’ın eski eşi Ahmed Nur Said Elmi’nin biyolojik kardeşi olduğunu kanıtlayamadı.

Omar ise suçlamaları defalarca reddetti.

Trump’ın mitingde dayanak gösterdiği “Bildiğim kadarıyla hayır” yanıtı da Omar’ın eski eşiyle akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin bir sorudan geliyor. Omar, aynı röportajda kardeşiyle evlendiği suçlamasını açıkça reddetmişti.

Dolayısıyla Trump’ın aktardığı ifade, Omar’ın suçlamayı kabul ettiği anlamına gelmiyor.

Omar hakkında federal soruşturma sürüyor

Trump yönetimi, Ekim 2026’da Ilhan Omar’ın göçmenlik ve vatandaşlık geçmişine ilişkin soruşturmayı genişletti.

12 Ekim’de federal görevliler Omar’ın Washington’daki evinde arama gerçekleştirdi. Cep telefonları ve çeşitli kişisel eşyalara el konuldu.

Yetkililer soruşturmanın olası göçmenlik usulsüzlükleriyle ilgili olduğunu açıklarken, Omar kendisine yönelik girişimleri siyasi amaçlı olarak değerlendirdi.

Omar’ın geçmişte kardeşiyle evlendiği suçlaması konusunda ise kamuoyuna sunulmuş kesin kanıt veya suçluluğunu ortaya koyan bir mahkeme kararı bulunmuyor.

Trump’ın mitingde Omar’ın başka bir isim kullandığı yönündeki sözleri de henüz kanıtlanmış bir kimlik sahteciliği anlamına gelmiyor.

Seçim kampanyasında göçmen kökenli siyasetçiler hedefte

Trump’ın Daytona Beach’teki konuşması, 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerinden dört gün önce gerçekleşti.

ABD Başkanı, son haftalarda Omar’ın yanı sıra Michigan’da Senato’ya aday olan Müslüman siyasetçi Abdul El-Sayed’i de dinî kimliği ve kökeni üzerinden hedef aldı.

Somali kökenli bir ABD vatandaşı olan Omar, uzun süredir Trump’ın göç politikalarına ve yönetiminin uygulamalarına karşı çıkan Demokrat siyasetçiler arasında bulunuyor.

Trump’ın kız kardeşleri üzerinden yaptığı karşılaştırma sosyal medyada dikkat çekerken, konuşmanın esas siyasi bağlamını Omar’a yönelik suçlamalar ve Kongre üyeliğinden istifa çağrısı oluşturuyor.

Trump’ın açıklamaları, ABD’de göçmen kökenli siyasetçilerin vatandaşlık statülerinin ve aile geçmişlerinin seçim kampanyalarındaki siyasi tartışmaların merkezine taşındığı bir dönemde geldi.