fbpx

Meloni’den gençlere karşı yeni güvenlik kararnamesi: 16 yaşından itibaren önleyici gözaltı, protestolara 5 yıl hapis

Paylaş

İtalya’da hayat pahalılığına karşı başlayan ve Milano’da polisle çatışmalara dönüşen gösterilerin ardından Giorgia Meloni hükümeti yeni bir güvenlik kararnamesini onayladı. Düzenleme, 16 ve 17 yaşındaki gençlere önleyici gözaltı uygulanmasının önünü açarken 14–17 yaş grubunun cezai sorumluluğuna ilişkin kuralları da sertleştiriyor. Gösterilerde belirli şiddet eylemlerine katılanlara 5 yıla kadar hapis ve 20 bin avroya kadar para cezası öngörülüyor. Hükümet yağma ve saldırıları gerekçe gösterirken yeni düzenleme protesto hakkı ve çocukların yargılanmasına ilişkin tartışmaları büyütüyor.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 20 Ekim’de Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımladığı video mesajında yeni güvenlik kararnamesinin kabul edildiğini duyurdu.

Karar, 17–18 Ekim’de Milano başta olmak üzere İtalya’nın çeşitli kentlerinde yaşanan protestoların hemen ardından geldi.

Hayat pahalılığına, düşük ücretlere ve kötüleşen yaşam koşullarına karşı başlayan gösterilerin bazıları polisle çatışmalara, iş yerlerinin yağmalanmasına ve araçların tahrip edilmesine sahne olmuştu.

Meloni, bu olaylara karşı daha ağır cezalar ve genişletilmiş polis yetkileri uygulanacağını açıkladı.

Ancak sosyal medyada dolaşan “gözaltı yaşı 14’e indirildi” ifadesi hukuki değişikliği tam olarak yansıtmıyor. İtalya’da cezai sorumluluk yaşı zaten 14. Yeni düzenleme, 14 yaşından itibaren cezai sorumluluğun değerlendirilme biçimini değiştirirken önleyici gözaltı yetkisini 16 ve 17 yaşındakilere genişletiyor.

14 yaşından itibaren cezai sorumlulukta yeni kural

Kararnamenin en önemli değişikliklerinden biri, 14–17 yaş grubundaki çocukların cezai sorumluluğuna ilişkin.

Mevcut sistemde mahkemelerin bu yaş grubundaki çocukların işledikleri fiilin anlamını kavrayabilecek durumda olup olmadıklarını değerlendirmesi gerekiyor.

Yeni düzenlemeyle bu değerlendirme tersine çevriliyor. Çocuğun fiilinin anlamını kavrayabildiği varsayılacak; aksi ortaya konulmadıkça cezai sorumluluk değerlendirmesi bu kabul üzerinden yürütülecek.

Hükümet ayrıca daha önce yetişkinlere uygulanan önleyici gözaltı yetkisini 16 ve 17 yaşındakileri kapsayacak şekilde genişletiyor.

Bu değişiklik, mahkûmiyet kesinleşmeden uygulanan polis tedbirlerinin çocukları da kapsaması nedeniyle önem taşıyor.

Gösterilerde yeni suç tanımı: 5 yıla kadar hapis

Kararnameyle kamuya açık gösterilerde örgütlü şiddet eylemlerine ilişkin yeni bir suç tanımı getiriliyor.

Meloni, düzenlemeyi şöyle açıkladı:

“Bir yürüyüş veya gösteri sırasında beş ya da daha fazla kişilik bir gruba katılıp taş, havai fişek veya sopalar atarak herkesin güvenliğini tehlikeye sokarsanız beş yıla kadar hapis ve 20 bin avroya kadar para cezasıyla karşılaşırsınız.”

Düzenleme, yalnızca beş kişinin bir araya gelmesini değil, belirli şiddet eylemlerine katılmayı suç kapsamında değerlendiriyor.

Yüzün kapatılması veya yaralanmaya neden olunması durumunda cezaların ağırlaştırılması öngörülüyor.

Ayrıca şiddet eylemleri gerçekleştirmek amacıyla gruplar oluşturulmasını örgütleyen veya teşvik edenler için, sosyal medya üzerinden yapılan çağrıları da kapsayabilecek şekilde, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası getiriliyor.

Kararnamede çocukların verdiği zararlar nedeniyle ebeveynlerin maddi sorumluluğu da genişletiliyor. Belirli durumlarda ailelere 500 ile 1.000 avro arasında idari para cezası uygulanabilecek.

Milano’ya 500 asker daha gönderilecek

Yeni güvenlik paketinin bir başka ayağı ise kentlerdeki askerî varlığın artırılması.

Hükümet, Milano’da kamu güvenliği faaliyetlerine destek vermek üzere 500 askerin daha görevlendirilmesini kararlaştırdı.

Askerlerin 31 Aralık 2026’ya kadar kentte görev yapması planlanıyor.

Karar, 17–18 Ekim’deki olaylarda çok sayıda iş yerinin yağmalanmasının ve polis araçlarının hedef alınmasının ardından alındı.

Meloni, güvenlik önlemlerini savunurken zarar gören küçük işletmelere ve çalışanlara dikkat çekerek şiddetin hiçbir siyasi görüşle haklı gösterilemeyeceğini söyledi.

Ancak protestolardaki yağma ve saldırılarla hayat pahalılığına karşı barışçıl biçimde gösteri yapan kitlelerin taleplerini birbirinden ayırmak gerekiyor.

CGIL: “Hükümet eşitsizliklere çözüm üretmiyor”

İtalya’nın büyük işçi sendikalarından CGIL, Milano’daki yağma ve saldırıları kınarken Meloni hükümetinin ekonomik ve toplumsal politikalarını da eleştirdi.

CGIL Milano’nun açıklamasında, hükümetin ücret artışlarına, gençlerin geleceğine, eğitim ve barınma hakkına yeterli yatırım yapmadığı vurgulandı.

Sendika, toplumsal hoşnutsuzluğun nedenlerinin ele alınmasını isteyerek 21 Ekim saat 18.30’da Milano’daki Piazza della Scala’da eşitsizliklere karşı bir dayanışma gösterisi düzenleme çağrısı yaptı.

Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala da sorunların yalnızca baskıcı güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini belirtti.

Sala, yaşananların arkasındaki toplumsal hoşnutsuzluğun nedenlerinin araştırılması gerektiğini savundu.

İtalya’da ücretlerin alım gücü, genç işsizliği, barınma maliyetleri ve kamu hizmetlerine erişim konularındaki sorunlar, son gösterilerin önemli gündemleri arasında bulunuyor.

Güvenlik yasaları sertleşirken toplumsal talepler sürüyor

Meloni hükümeti 2022’de göreve geldiğinden bu yana kamusal eylemler, göç ve güvenlik alanlarında birçok düzenleme yaptı.

Reuters’ın aktardığına göre bu dönemde İtalya’daki cezaevi nüfusu yaklaşık yüzde 17 arttı.

20 Ekim’de Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen son kararname ise gençlerin cezai sorumluluğu ve gösterilerde kullanılabilecek polis yetkileri bakımından yeni bir sertleşmeye işaret ediyor.

Kararname kanun gücünde düzenleme olarak hazırlandı; kalıcı yasaya dönüşmesi için parlamentonun 60 gün içinde onay vermesi gerekiyor.

Hükümet şiddet olaylarının önlenmesini gerekçe gösterirken çocukların cezai sorumluluğunun genişletilmesi ve önleyici gözaltı yetkilerinin artırılması, gösteri özgürlüğü ve çocuk haklarına ilişkin yeni soruları gündeme getiriyor.

İtalya’da protestolara yol açan ekonomik sorunlar ise yerinde duruyor.

Meloni hükümeti gençlerin sokaktaki eylemlerine daha ağır cezalar ve genişletilmiş polis yetkileriyle karşılık verirken sendikalar ücretlere, kamu hizmetlerine, barınmaya ve gençlerin geleceğine yatırım yapılmasını istiyor.

Milano’daki olayların ardından ortaya çıkan temel siyasi tartışma da burada yoğunlaşıyor: Toplumsal hoşnutsuzluk yalnızca yeni güvenlik yasalarıyla mı karşılanacak, yoksa onu yaratan ekonomik ve sosyal koşullara yönelik adımlar mı atılacak?