Arnavutluk’un başkenti Tiran’da üniversite koşulları, artan eğitim maliyetleri, ekonomik destek yetersizliği ve mezuniyet sonrası işsizlik nedeniyle başlayan öğrenci eylemleri ikinci gününde büyüdü. 14 Ekim’de binlerce öğrenci ve genç yeniden Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşanırken polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Gün içinde Eğitim Bakanlığı binasında ve yakındaki bir Raiffeisen Bank şubesinde yangın çıktı.
Tiran’da öğrencilerin 13 Ekim’de başlayan kitlesel eylemi bir gün sonra sınıf ve amfilerin boykot edilmesiyle devam etti.
Tıp, Politeknik, Ekonomi, Filoloji ve Doğa Bilimleri fakültelerinden öğrencilerin derslere girmeyerek yürüyüşe katıldığı bildirildi. Bazı liselerde de öğrenciler dersleri boykot etti. Yerel basın, başkent dışındaki bazı üniversitelerde de dayanışma eylemlerinin başladığını aktardı.
Binlerce öğrenci Eğitim Bakanlığı önünde
Öğleden sonra kitle Eğitim Bakanlığı önünde yeniden toplandı.
Reuters’ın sahadan aktardığına göre gösteriye binlerce kişi katıldı. Eylemcilerin bir bölümü Bakanlık binasına taş ve tuğla attı, metal bariyerleri söktü ve çöp konteynerlerini devirdi.
Polis ise kalabalığa tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Gösterinin devam ettiği sırada Eğitim Bakanlığı binasında yangın çıktı. Yakındaki bir Raiffeisen Bank şubesinde de yangın görüldü. Yangınların tam olarak nasıl başladığına ilişkin bağımsız ve kesin bir tespit henüz açıklanmadı.
Talepler yalnız üniversite duvarlarının içinde değil
Öğrenci örgütlerinin açıkladığı talepler doğrudan yaşam koşullarına uzanıyor.
Eylemciler üniversitelerdeki kötü koşullara, yüksek eğitim maliyetlerine, öğrencilere sağlanan mali desteğin yetersizliğine ve mezuniyet sonrasında iş bulma olanaklarının sınırlı olmasına karşı çıkıyor.
13 Ekim’de Reuters’a konuşan bir gösterici, ülkedeki zengin-yoksul uçurumuna ve sosyal adaletsizliğe dikkat çekerek daha kapsamlı bir sistem değişikliği istediğini söyledi.
Eğitim talepleri böylece Edi Rama hükümetine yönelik yolsuzluk, eşitsizlik ve yönetim eleştirileriyle birleşiyor. Son aylarda büyüyen hükümet karşıtı hareketlerde Başbakan Rama’nın istifası da dile getirilen talepler arasında.
İlk gün 16 gözaltı, 49 kişi hakkında işlem
13 Ekim’deki ilk büyük çatışmaların ardından Arnavutluk polisi 16 kişinin tutuklandığını, 49 kişi hakkında ise cezai işlem başlatıldığını açıkladı.
Polis, bazı katılımcıların güvenlik güçlerine taş, sert cisimler, havai fişekler ve molotofkokteylleri attığını; kamu binaları ve özel işletmelerin zarar gördüğünü belirtti.
Hükümet cephesi eylemlerdeki şiddeti kınarken Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu protesto hakkının kamu malına zarar verme gerekçesi olamayacağını savundu.
Ancak göstericilerin eylemleri kadar polisin kullandığı güç de ülkede tartışma konusu haline geldi.
Polis şiddeti görüntüleri: Beş polis görevden uzaklaştırıldı
13 Ekim’de çekilen bir görüntüde bacağından yaralanmış 19 yaşındaki bir gencin polisler tarafından taşındığı görülüyordu.
Görüntülerin kamuoyunda tepki yaratmasının ardından Arnavutluk Devlet Polisi dört polis memuru ile bir polis amirini görevden uzaklaştırdı. Polis Standartları Müdürlüğü disiplin soruşturması başlatırken Polis Gözetim Ajansı ve savcılık da olayla ilgili inceleme yürütüyor.
Polisin resmi açıklaması gencin bacağından nasıl yaralandığını kesinleştirmedi. Yerel haberlerde gencin bacağında kırık bulunduğu ve ameliyat edildiği bildirildi. Bu nedenle yaralanmanın doğrudan polis tarafından meydana getirildiğini soruşturma sonuçlanmadan kesin bir olgu olarak yazmak mümkün değil.
Gazeteciler de polisin hedefinde
Polis müdahalesine yönelik eleştiriler yalnız öğrencilerden gelmiyor.
SafeJournalists Network, 13 Ekim’de eylemleri takip eden gazeteci ve kameramanlara yönelik fiziksel saldırılar, yaralanmalar ve haber yapmanın engellenmesine ilişkin bildirimleri kınadı.
Örgütün aktardığına göre Dosja.al Genel Yayın Yönetmeni Izmir Akulli, bir öğrenciye yönelik polis müdahalesini görüntülerken birden fazla polis tarafından dövüldüğünü belirtti. Gazetecinin hastanede tedavi gördüğü bildirildi.
SafeJournalists, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanımının yanı sıra gazetecilere yönelik saldırı iddialarının “aşırı ve orantısız güç kullanımı” konusunda ciddi kaygı yarattığını belirterek bağımsız soruşturma istedi.
Öğrenciler sınıflara dönmedi
Polis müdahalesi ve gözaltılar eylemi durdurmadı.
14 Ekim sabahı lise ve üniversite öğrencileri yeniden dersleri boykot etti. Farklı fakültelerden çıkan kortejler Eğitim Bakanlığı’na yürürken protesto öğleden sonra yeniden kitleselleşti.
Bir gün önce yüzlerce öğrenciyle başlayan hareket, ikinci gününde binlerce kişinin katıldığı bir gösteriye dönüştü.
Arnavutluk polisi göstericilere “maskeli ve şiddet uygulayan kişilerden uzak durmaları” çağrısı yaparak eylem hakkının korunacağını, ancak kamu ve özel mülke yönelik saldırılara izin verilmeyeceğini açıkladı.
Tiran’daki öğrenciler açısından ise mücadeleyi doğuran sorunlar yerinde duruyor: pahalılaşan eğitim, yetersiz öğrenci desteği, üniversitelerdeki koşullar ve mezuniyet sonrasında güvenceli bir gelecek bulamama.
İki günlük eylemin ardından sokaktaki çatışmanın merkezinde artık yalnız eğitim sistemi değil; gençlerin gelecek talebi, hükümete yönelik biriken öfke ve bu itiraza devletin nasıl karşılık verdiği de var.



