fbpx

Britanya’da net göç sert biçimde düştü, göç karşıtı siyaset geri çekilmedi

Paylaş

Birleşik Krallık’ta net göç 2025’te 171 bine gerileyerek bir yılda yaklaşık yarı yarıya düştü. Ancak hükümetin göç politikası yalnızca toplam göçü azaltmaya değil, çalışma ve aile vizelerini sınırlamaya, sınır denetimini artırmaya ve sınır dışı mekanizmalarını genişletmeye yöneliyor. Manş Denizi’ni küçük teknelerle geçenlerin sayısı ise son açıklanan yıllık verilerde düşmedi; yüzde 3 arttı.

Göç tartışmasındaki rakamlarla siyasi söylem birbirinden ayrışıyor

Birleşik Krallık’ta göç, iktidardaki İşçi Partisi ile sağ ve aşırı sağ muhalefet arasındaki siyasi mücadelenin başlıca gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak son resmi veriler, ülkeye uzun süreli göç ile ülkeden ayrılanların farkını ifade eden net göçün son yıllardaki zirvesinden hızla gerilediğini gösteriyor.

Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre 2025 yılında Birleşik Krallık’a 813 bin kişi uzun süreli olarak göç ederken 642 bin kişi ülkeden ayrıldı. Böylece net göç 171 bin olarak hesaplandı.

Bu rakam 2024 için revize edilen 331 binlik net göçün yaklaşık yüzde 48 altında. Net göç, Mart 2023’te sona eren 12 aylık dönemde 944 bine kadar çıkmıştı.

Düşüşün temel kaynaklarından biri AB dışından çalışma amacıyla gelenlerin sayısındaki azalma oldu. ONS verilerine göre bu gruptaki gelişlerde yıllık düşüş yüzde 47’yi buldu.

Düşüş yalnızca Starmer hükümetinin politikalarının sonucu değil

Göç rakamlarındaki gerilemeyi yalnızca Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümetinin aldığı önlemlerin sonucu olarak değerlendirmek yanıltıcı olur.

Oxford Üniversitesi Migration Observatory’nin değerlendirmesine göre bugünkü keskin düşüşün önemli bir bölümü önceki Muhafazakâr hükümet döneminde yapılan politika değişikliklerinin gecikmeli sonucunu oluşturuyor. Muhafazakâr hükümet Brexit sonrasında AB dışından göçü kolaylaştıran düzenlemelere giderken daha sonra özellikle bakım sektörü çalışanları ve aile üyeleri ile çalışma vizalarına yönelik koşulları sıkılaştırmıştı.

Ortaya çıkan tablo bu nedenle doğrusal bir “göçü azaltma başarısından” çok, Britanya devletinin emek piyasasının ihtiyaçlarına göre kısa süre içinde genişletip yeniden daralttığı bir göç rejiminin sonucu.

Uluslararası öğrencilerin eğitimlerini tamamlamalarının ardından ülkeden ayrılması da net göçün düşmesinde etkili oldu.

Küçük teknelerle geçişlerde aynı tablo yok

Toplam net göç ile Manş Denizi üzerinden yapılan düzensiz geçişler ise aynı yönde hareket etmiyor.

İçişleri Bakanlığı’nın Mart 2026’da sona eren 12 aylık dönem için yayımladığı verilere göre küçük teknelerle Britanya’ya ulaşanların sayısı 39 bin 271 oldu. Bu sayı bir önceki 12 aylık dönemde kaydedilen 38 bin 23 kişinin yüzde 3 üzerinde.

Bakanlığın verileri ayrıca teknelerdeki insan sayısının giderek arttığını gösteriyor. Mart 2026’da sona eren dönemde tekne başına ortalama 63 kişi düşerken, bu sayı 2022 sonunda 41’di. Eylül ve Kasım aylarında ortalama 71 kişiyle kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en yüksek aylık seviyeye ulaşıldı.

Dolayısıyla “göç azalıyor” ifadesi ile “küçük tekne geçişleri azalıyor” ifadesi birbirinin yerine kullanılamaz.

Mart 2026’da sona eren dönemde küçük teknelerle gelenler arasında en büyük beş grubu Eritre, Afganistan, Sudan, İran ve Somali yurttaşları oluşturdu. Bu beş grup toplam geçişlerin beşte üçünden fazlasını meydana getirdi.

Bu dağılım, Manş geçişlerini yalnızca Britanya’nın iç sınır politikası üzerinden açıklamanın sınırlarını da gösteriyor. Gelenlerin önemli bir bölümü savaş, devlet baskısı, siyasal istikrarsızlık ve ağır ekonomik koşulların yaşandığı ülkelerden geliyor.

İltica başvuruları yüzde 12 geriledi

Mart 2026’da sona eren 12 aylık dönemde Birleşik Krallık’taki iltica başvuruları da yaklaşık yüzde 12 azalarak 94 bin civarına geriledi.

Ancak iltica başvurusu yapanlarla ülkeye uzun süreli çalışma veya eğitim amacıyla gelenleri aynı kategori içinde değerlendirmek mümkün değil. Aynı şekilde küçük teknelerle ülkeye ulaşmak da başlı başına kişinin iltica talebinin hukuki olarak geçersiz olduğu anlamına gelmiyor.

İçişleri Bakanlığının daha önce yayımladığı verilere göre 2018’den itibaren küçük teknelerle Britanya’ya ulaşanların çok büyük bölümü iltica başvurusunda bulundu.

Bu nedenle Britanya’daki siyasi tartışmada sıklıkla aynı başlık altında kullanılan “göç”, “düzensiz giriş” ve “iltica” kavramları farklı hukuki ve toplumsal süreçleri ifade ediyor.

Göçmen emeği bir yandan sınırlandırılıyor, diğer yandan ekonominin parçası olmaya devam ediyor

Net göçteki düşüşün özellikle çalışma vizalarındaki kısıtlamalarla bağlantılı olması, tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor.

Britanya’nın Brexit sonrasında oluşturduğu göç sistemi, AB içindeki serbest dolaşmanın yerini işverenlerin belirli ücret ve meslek kriterleri üzerinden yurtdışından işçi getirebildiği daha merkezi bir sisteme bıraktı. Sağlık, bakım ve başka emek yoğun sektörlerde yurtdışından gelen işgücüne duyulan ihtiyaç, göçü sınırlandırma yönündeki siyasi baskıyla sürekli bir gerilim yaratıyor.

Bu çelişki göç politikasının yalnızca sınırların “açık” ya da “kapalı” olması üzerinden okunamayacağını gösteriyor. Devlet bir taraftan sermayenin ve kamu hizmetlerinin ihtiyaç duyduğu işgücünün ülkeye giriş kanallarını düzenlerken diğer taraftan hangi işçilerin gelebileceğini, ailelerini getirip getiremeyeceğini ve hangi koşullarda kalıcı statü elde edebileceğini giderek daha sıkı biçimde belirliyor.

Net göçün hızla düşmesine rağmen göçün siyasi gündemin merkezinde kalması da tartışmanın yalnızca gelen insanların sayısıyla açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Göçmenler ve sığınmacılar, konut sıkıntısı, düşük ücretler ve kamu hizmetlerindeki yetersizlikler üzerine yürütülen siyasi tartışmalarda sık sık doğrudan sorumlu aktörler olarak gösteriliyor. Oysa bu sorunların değerlendirilmesi konut arzı, ücret politikaları, kamu yatırımları, özelleştirme ve çalışma koşulları gibi maddi faktörleri de hesaba katmayı gerektiriyor.

Britanya’daki göç tartışmasının önümüzdeki dönemde hangi yönde ilerleyeceği ise yalnızca hükümetin sınır politikalarına değil; işverenlerin emek talebine, sendikaların ve göçmen örgütlerinin tutumuna, iltica politikalarına karşı hukuki ve toplumsal mücadelelere ve sağın göç üzerinden kurduğu siyasi basınca da bağlı olacak.

Kaynaklar

  • BBC Verify, Tracking UK migration: Small boats, asylum hotels and visas
  • UK Office for National Statistics (ONS), uzun dönemli uluslararası göç verileri
  • UK Home Office, Immigration system statistics, year ending March 2026
  • UK Home Office, How many people come to the UK via illegal entry routes?
  • Oxford Üniversitesi Migration Observatory, Birleşik Krallık net göç ve iltica değerlendirmeleri