Yunanistan’ın Selanik kentinde düzenlenen Onur Yürüyüşü sırasında siyah cübbeli bir kişi kortejin önüne uzanarak yürüyüşü engellemeye çalıştı. Polis müdahalesiyle kaldırılan eylemci gözaltına alınırken, binlerce LGBTİ+ aktivisti “nefretin değil, yaşamın kazanacağını” vurgulayarak yürüyüşünü sürdürdü.
Yunanistan’ın Selanik kentinde gerçekleştirilen 14. Onur Yürüyüşü, renkli görüntülerin yanı sıra homofobik bir provokasyona da sahne oldu. Yürüyüş kortejinin önüne uzanan siyah cübbeli bir kişi, elindeki haç ve dini ikonlarla etkinliği durdurmaya çalıştı. Kısa süreli aksamanın ardından polis müdahale ederek kişiyi yoldan kaldırdı ve binlerce kişinin katıldığı yürüyüş kaldığı yerden devam etti.
Selanik sokaklarını gökkuşağı bayraklarıyla dolduran binlerce LGBTİ+ birey ve destekçisi, eşit yurttaşlık, görünürlük ve ayrımcılığa karşı mücadele talepleriyle bir araya geldi. Müzik, dans ve sloganlarla ilerleyen kortej, kısa süreli bir engelleme girişimine rağmen programını tamamladı.
Yürüyüş sırasında siyah cübbeli bir kişi, kortejin önüne uzanarak geçişi fiziksel olarak engellemeye çalıştı. Elinde haç ve dini ikonlar taşıyan kişi, çevredekilerin tepkisine rağmen bulunduğu yerden ayrılmadı. Polis ekiplerinin müdahalesiyle yol kenarına alınan eylemci gözaltına alındı. Olayın ardından yürüyüş yeniden başladı.
Yunan makamları, sosyal medyada “Ortodoks papaz” olarak paylaşılan kişinin resmi olarak Yunan Ortodoks Kilisesi’ne bağlı bir din görevlisi olmadığını açıkladı. Buna rağmen olay, ülkede LGBTİ+ hakları karşısında dini söylemler üzerinden yükselen nefret kampanyalarının son örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
LGBTİ+ örgütleri ise yaşananların, Onur Yürüyüşleri’nin neden hâlâ gerekli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti. Aktivistler, kamusal alanda görünür olmanın ve özgürce var olabilmenin hâlâ çeşitli nefret girişimleriyle karşılaştığını vurgulayarak, hiçbir provokasyonun mücadelelerini durduramayacağını ifade etti.
Yunanistan son yıllarda LGBTİ+ hakları konusunda önemli yasal adımlar atmış olsa da, özellikle aşırı muhafazakâr çevreler ve bazı dini gruplardan gelen homofobik söylemler sürüyor. Hak savunucuları ise eşitliğin yalnızca yasalarla değil, kamusal yaşamda korkusuzca var olabilmekle mümkün olacağını belirterek mücadeleyi sürdürüyor.



