Türkiye’de maruz kaldığı sistematik erkek şiddeti nedeniyle çocuklarıyla birlikte İsviçre’ye sığınan 44 yaşındaki F.A.’nın iltica başvurusu reddedildi. İki kızıyla birlikte Ticino Kantonu’nda yaşayan F.A., Türkiye’ye geri gönderilmesi halinde yaşamının tehlikede olduğunu belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Türkiye’de evli olduğu erkekten gördüğü şiddet nedeniyle defalarca darp raporu alan ve hakkında koruma kararları çıkartılmasına rağmen güvenliği sağlanamayan F.A., çocuklarıyla birlikte sığındığı İsviçre’de sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Kadın hakları örgütleri ve göçmen dayanışma ağlarının takip ettiği dosya, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan kadınların iltica süreçlerinde yaşadığı zorlukları yeniden gündeme taşıdı.
1982 doğumlu F.A., Adana’da yaşadığı dönemde boşanmasına rağmen eski eşinin uyguladığı şiddetin sona ermediğini anlattı. İddialara göre eski eşi, çocuklarını görme bahanesiyle sık sık eve gelerek F.A.’yı iki kızının gözleri önünde darp etti. Yaşanan saldırılar sonrasında darp raporları alan ve mahkemeden uzaklaştırma kararı çıkartan F.A., alınan önlemlerin kendisini korumaya yetmediğini söyledi.
F.A., uzaklaştırma kararına rağmen eski eşinin ev çevresinde dolaşmaya devam ettiğini, güvenlik güçlerinin ise fiili bir saldırı gerçekleşmediği sürece müdahale edemeyeceklerini bildirdiğini öne sürdü. Şikâyetleri üzerine failin sahip olduğu silahlara geçici olarak el konulduğunu belirten F.A., daha sonra bu silahların geri verildiğini ifade etti. Yakın çevresinde yaşanan bir kadın cinayetinin ardından çocuklarıyla birlikte Türkiye’den ayrılma kararı aldığını aktardı.
Kasım 2024’te İsviçre’ye sığınma başvurusunda bulunan F.A.’nın dosyası kısa süre içerisinde reddedildi. Ret kararına karşı yapılan hukuki itirazlar da sonuç vermedi. İsviçre’de yaşamını sürdürmeye çalışan F.A., karar sonrasında sosyal yardımlarının azaltıldığını, entegrasyon programlarından çıkarıldıklarını ve yalnızca çocuklarının eğitimlerine devam edebildiğini söyledi.
Bugün 13 ve 9 yaşındaki iki kızıyla birlikte Ticino Kantonu’nda yaşayan F.A., en büyük korkusunun Türkiye’ye geri gönderilmek olduğunu belirtiyor. Güvenlik gerekçesiyle kimliğinin gizli tutulmasını isteyen anne, geri gönderilmesi halinde hayatının tehlikede olduğunu ifade ederek, “Türkiye’ye gönderilirsem öldürüleceğimden korkuyorum” dedi.
Dosyayı takip eden göçmen dayanışma ağları ve kadın örgütleri ise toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin uluslararası koruma mekanizmalarında yeterince dikkate alınmadığını savunuyor. Özellikle erkek şiddetinden kaçan kadınların iltica başvurularında, maruz kaldıkları risklerin çoğu zaman bireysel bir sorun olarak değerlendirildiği ve yaşam hakkı açısından yeterince ele alınmadığı belirtiliyor.
İsviçre’de faaliyet gösteren göçmen örgütleri ve feminist yapılar, zorla geri gönderme kararlarının kadınlar açısından ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Hak savunucuları, iltica süreçlerinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bağımsız bir koruma gerekçesi olarak daha güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kadın örgütleri, bu konudaki endişelerini daha önce kamuoyuna yansıyan vakalarla da ilişkilendiriyor. Hak savunucularına göre, şiddetten kaçan kadınların geri gönderilmesi yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yaşam hakkı açısından da ciddi riskler barındırıyor. Bu nedenle F.A.’nın dosyasında verilecek kararın, benzer durumda bulunan çok sayıda kadın için emsal niteliği taşıyabileceği belirtiliyor.



