Derleyen: Mehmet Murat Yıldırım
Sağcı SVP’nin göçmenleri hedef gösteren, ülkenin etrafına duvarlar örmeyi amaçlayan ırkçı ve ayrılıkçı popülizmi İsviçre halkından döndü. Seçmenlerin yüzde 54,8’i barış içinde bir arada yaşamaya ve insan onuruna “Evet”, sağın korku siyasetine ise “Hayır” dedi.
İsviçre halkı bugün, ülkenin geleceğini karanlığa gömmek isteyen aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) “Sürdürülebilirlik” maskesi altında sunduğu anti-göçmen paketine geçit vermedi. Ülke nüfusunu yapay bir sınırla 10 milyonla sabitlemeyi, sığınma hakkını ve aile birleşimini tamamen askıya almayı hedefleyen “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimi, sandıkta doğrudan reddedildi. Katılım oranının yüzde 58,86 gibi yüksek bir seviyede gerçekleştiği tarihi oylamada, İsviçre seçmeninin yüzde 54,8’i sağın kutuplaştırıcı diline net bir yanıt vererek göçmenlerle dayanışmayı ve açık bir toplumu seçti.
Korku duvarları dayanışmayı aşamadı
Uzun süredir İsviçre gündemini işgal eden ve SVP tarafından adeta bir göçmen avına dönüştürülen kampanya dönemi, bugün halkın iradesiyle son buldu. Sağcı odakların, konut krizinden kamu hizmetlerindeki aksamalara kadar sistemin yarattığı tüm yapısal sorunları günah keçisi ilan ettikleri göçmenlerin sırtına yükleme çabası boşa çıktı. Sol, yeşil ve ilerici demokratik kitle örgütleri ile sendikalar, bu girişimin amacının doğayı korumak veya sürdürülebilirliği sağlamak değil; yabancı düşmanlığını yasallaştırmak ve İsviçre’yi uluslararası insan hakları yükümlülüklerinden koparmak olduğunu savunuyordu.
Girişim eğer kabul edilseydi, nüfus 9,5 milyona ulaştığı andan itibaren sığınma hakları gasbedilecek, ailelerini yanına almak isteyen işçilerin önü kesilecek ve İsviçre, Avrupa Birliği ile olan serbest dolaşım da dahil olmak üzere temel insani anlaşmaları tek taraflı olarak feshetmek zorunda kalacaktı.
Siyasiler ve ilerici kanat ne dedi?
Oylama sonuçlarının netleşmesinin ardından ülkede geniş bir rahatlama dalgası yaşanırken, siyasilerden ve sol kanattan peş peşe açıklamalar geldi:
- Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller: Sol ittifak yaptığı ortak açıklamalarda, “Bu sonuç, sağ popülizmin yarattığı korku iklimine karşı insanlığın ve sağduyunun zaferidir. Halkımız, ekonomik ve sosyal sorunların faturasını bu ülkeyi emeğiyle var eden göçmenlere kesmeyi reddetmiştir. Şimdi yapılması gereken, nefret üretmek değil; herkes için ödenebilir konut, daha güçlü kamu hizmetleri ve adil bir paylaşım için çalışmaktır” vurgusunu yaptı.
- Sendikalar Grubu (USS): Göçmen işçilerin İsviçre ekonomisinin ve sağlık sisteminin omurgası olduğunu hatırlatan sendika temsilcileri, “Bugün kazanan, fabrikalarda, hastanelerde ve şantiyelerde omuz omuza çalışan işçilerin kardeşliği olmuştur. Irkçı bariyerler çökmüştür” ifadesini kullandı.
- Hükümet ve Federal Konsey kanadı: Girişime başından beri karşı çıkan ve somut bir karşı öneri de sunmayan hükümet çoğunluğu ise derin bir nefes aldı. Yapılan değerlendirmelerde, kararın İsviçre’nin dünyadaki ve Avrupa’daki güvenilir ortak imajını koruduğu, tecrit politikalarının ülkeye sadece zarar getireceğinin tescillendiği belirtildi.
- Yenilen SVP cephesi: Sandıktan yenilgiyle çıkan aşırı sağcı SVP ise her zamanki mağduriyet söylemine sarılarak, yenilgiye rağmen göç dalgasına karşı “mücadeleye” devam edeceklerini iddia etti ve ülkenin kaynaklarının tükendiği yönündeki manipülatif argümanlarını yinelemeyi sürdürdü.



