İsviçre merkezli Swatch Group’un Türkiye’deki mağazalarında başlayan grev, şirketin ana ülkesinde de yankı buldu. İsviçre’deki IGA Sendikası, “Türkiye’deki işçilerin mücadelesi, İsviçre’deki sorumluluğumuzdur” diyerek dayanışmayı büyütüyor.
İsviçre’den Türkiye’ye uzanan destek
Dünyanın en büyük saat üreticilerinden Swatch Group, merkezi İsviçre’nin Biel/Bienne kentinde bulunan dev bir holding. Türkiye’deki mağaza işçilerinin grevi ise şirketin merkez ülkesinde faaliyet gösteren sendikaların doğrudan dikkatini çekmiş durumda.
İsviçre’de farklı sektörlerde çalışan işçileri örgütleyen IGA Sendikası, yaptığı açıklamada Türkiye’deki grevle dayanışma içinde olduğunu belirterek şu vurguyu yaptı:
“Swatch Group’un küresel kârları İsviçre’ye akıyor. Ana merkezin bulunduğu ülkede faaliyet yürüten bir sendika olarak sorumluluğumuz, bu şirketin Türkiye’deki işçilerine adil davranması için ses çıkarmaktır.”
IGA, Swatch yönetimini çalışanların haklarına saygı duymaya, taleplerini karşılamaya ve toplu sözleşme sürecinde adım atmaya çağırdı.
Grev neden başladı?
Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası’na üye Swatch Group Türkiye çalışanları, toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine 10 Kasım’da greve başladı. Grev; İstanbul, Ankara ve Antalya’daki 16 mağaza ile İstanbul’daki merkez ofiste devam ediyor.
Çalışanların temel talepleri:
• Enflasyona paralel %30 ücret artışı,
• %3 refah payı,
• Sosyal haklarda iyileştirme,
• Mağaza ve ofis çalışanları arasında eşit haklar,
• Disiplin uygulamalarının yeniden yapılandırılması,
• Geriye dönük ücret kayıplarının telafisi.
Koop-İş’e göre Swatch Group’un sunduğu teklif, “eşit işe eşit ücret” ilkesini karşılamadığı gibi, enflasyon karşısında da yetersiz kalıyor.
“Bu sadece ücret değil, onur mücadelesi”
Grev alanlarında konuşan işçiler, Swatch gibi lüks bir markada çalışmanın toplumda “iyi maaş” algısı yarattığını ancak gerçek durumun bunun tam tersi olduğunu ifade ediyor. Bir çalışanın sözleri, sahadaki atmosferi özetliyor:
“Vitrindeki saatler zenginliğin simgesi ama biz çalışanlar yoksulluk sınırında yaşıyoruz. Artık yeter.”
Koop-İş yöneticileri, mağaza mağaza gezerek eylemdeki işçilere destek veriyor.
Uluslararası dayanışma büyüyor
Türkiye’deki grev, Swatch Group’un merkezinin İsviçre’de bulunması nedeniyle kısa sürede uluslararası sendikaların da gündemine girdi.
Saat sektöründe örgütlü UNIA, küresel emek örgütü UNI Global Union ve şimdi de IGA Sendikası, Swatch yönetimine çağrı yaparak işçilerin taleplerinin karşılanmasını istedi.
IGA’nın açıklaması, dayanışmanın nedenini açık bir şekilde ortaya koyuyor:
“İsviçre merkezli bir şirketin Türkiye’deki işçileri mağdur etmesine sessiz kalamayız. Bu mücadele uluslararasıdır.”
Bu açıklama, grevi yerel bir ücret mücadelesinden çıkararak küresel çalışma hakları perspektifine taşıdı.
Swatch yönetimi geri adım atmıyor
Swatch Group, sunduğu zam teklifinin “şirketin ekonomik koşullarına uygun olduğunu” savunuyor. Ancak sendikalara göre teklif hem enflasyonun altında kalıyor hem de ofis çalışanlarıyla mağaza çalışanları arasındaki sosyal hak farklarını gidermiyor.
Grev sürerken, taraflar arasında henüz anlamlı bir ilerleme yok.
Son durum: Türkiye’de direniş, İsviçre’de baskı artıyor
Swatch işçilerinin grevi Türkiye’de kararlılıkla sürerken, İsviçre’deki sendikaların devreye girmesi şirket merkezine yönelik baskıyı ciddi biçimde artırmış durumda.
IGA’nın açıklaması, grevin yalnızca Türkiye’nin çalışma koşullarıyla ilgili olmadığı; çok uluslu bir şirketin farklı ülkelerde uyguladığı iş politikalarının da sorgulanması gerektiği mesajını veriyor.
IGA, açıklamasında son olarak şunları belirtti;
“Swatch Group dünyanın dört bir yanında kâr ediyor. O kârı yaratan işçilere adil davranılmadan bu şirketin itibarı da, üretimi de sürdürülebilir değildir.”



